İnsanlığın
gördüğü ilk büyük dünya savaşı olan I.Dünya Savaşı, özellikle Avrupa’da
Hitler’in Almanya’sı, Mussolini’nin İtalya’sı gibi totaliter rejimlerin
doğmasına neden oldu. Bunlardan biri de kamuoyu tarafından fazl a bilinmese de
Salazar’ın “l’Estodo Novo” yani “Yeni Devlet” dediği
Portekizdi.
I.Dünya
Savaşı’nın izleri yeni yeni silinmeye başlanmışken, 1926’da Portekiz’de bir
darbe yaşandı. Darbe muhafazakârları hükümet yapmıştı. Antonio de Olivieira
Salazar, 1932 yılında muhafazakâr partinin başına geçti. Böylece Mussolini
hayranı bu adamın 36 yıl sürecek diktası başlamış oluyordu… II. Dünya Savaşı zamanı geldiğinde Antisemit
olmasa da sempati duyduğu Nazilerin yanında savaşa girmek istese de ülkesinin
gerek ekonomik, gerek askeri durumu buna engel oluyordu. Savaşa girmedi. Ama
savaşa girmese dahi savaş ortamından dolayı alt üst olan ekonomi, Portekiz’i de
etkiledi. Savaş bitene kadar Hitler Almanya’sından yardım almaya devam etti. 1961’de
Angola’da, 1964’te Gine ve Mozambik’te başlayan bağımsızlık mücadeleleri
rejimini çok yıprattı. 1968’de ise beyin kanaması geçirdi ve komaya girdi.
Beyin kanaması geçirdikten sonra başkanlığı bırakmak zorunda kaldı. Herkes
kalan ömrünün çok kısa olacağını, ölümünün yakın olduğunu konuşuyordu. Fakat o
dönem Portekiz’inin en güçlü adamının kolay kolay ölüme pes etmeye niyeti
yoktu. Herkesi şok ederek birden iyileşti. 2 sene daha yaşadı ama çok sevdiği o
başkanlık koltuğuna bir daha oturamadı. 1970’de ise hayatını kaybetti.
Salazar
olmasa dahi Salazar rejimi bitmedi. Beyin kanaması geçirdikten sonra yerine
geçen Marcelo Ceatono onun yıllarca yardımcılığını yapmıştı. Ceatono 4 yıl
boyunca devlet başkanlığı yaptı ve Salazar’ın kurduğu “Yeni Devlet” sistemini
korudu. Fakat halk artık sesini çıkarmaya başlamıştı. Tarihler 25 Nisan 1974’i
gösterdiğinde ise Portekiz’i 41 yıldır meşgul eden dikta rejimi General Antonio
de Spinola yönetimindeki ordu tarafından darbe ile yıkıldı. 25 Nisan günü
radyoda çalan bir parça ile şifreli bir mesajlaşma yöntemiyle harekete geçen
ordu darbe yaptı. Darbe zamanı sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen halk
“Yeni Devlet”ten o kadar sıkılmıştı ki, darbecilere destek için sokaklara
döküldü. Darbeyi gerçekleştiren askerler ise binlerce kişinin olduğu Lizbon
sokaklarına silahlarının namlularına, tankların önüne “karanfil” koyarak
girdi. Bu şiddet kullanmayacaklarının
bir sembolüydü. Darbenin ardından Ceatono herşeyini bırakıp Brezilya’ya kaçtı.
Tam 41
yıl süren faşist ve halkın sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi hayatını
kontrol altına alan “Yeni Devlet” rejiminin işte böyle karanfillerle yıkıldı. Bu
devrim ile Batı Avrupa'nın en uzun süreli diktatör yönetimi olan Salazar’ın
“Yeni Devlet” rejimi sona ermiştir. Bu darbeyle Avrupa'daki son diktatörlüklerden
biri yıkılmıştır.
ertekin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder